Rojava için “Amerikan koalisyonundan” medet yok. Kürdistan’ın bütün parçaları kendi gücüne dayanarak IŞİD’ı, tıpkı Naziler gibi ininde ezip, yok etmeli.

Musul Konsolosluğunun 49 personeli ve aile fertlerinin “rehin” alınması gibi, bu “rehinlerin” sözüm ona “kurtarılması” da Türk devleti bakımından utanç verici bir skandala dönüştü.

En keskin soru şu: Rehinelerin kurtarılması” Türk devletinin de, hükümetin de “bilgisi” dışında mı gerçekleşti. Öyle olmasaydı  Devletin başındaki şahıs  “operasyon”, hükümetin başındaki şahıs ise “temas” der miydi? Bunlar “kurtarma” nasıl olursa olsun, hangi araç ve gereçler, hangi yöntem ve örgütler, hangi karanlık ve kanlı pazarlıklar yapılmış olursa olsun, ister “operasyon”, ister “temas” sonucu olsun, kamuoyuna ne diyeceklerini çok önceden kararlaştırmış olurlardı. Öyle olmadı.

Başbakan “dışarıda”, Bakü’daydı. Cumhurbaşkanı TÜSİAD’a “ders vermenin” yarattığı rehavet içinde Köşk’te istirahat halindeydi. Ordu güya “heron” uçurmuştu… Bilmem kaç yerde “gizlenen” rehinelerin, nereden nereye taşındığını “anında” saptamıştı… Bu akıllı “heronların”, Türk’le Arap arasındaki farkı şıpın işi saptadığı bile konuşuluyordu. “Kahraman” Başkonsolos ve “ona yardım eden” adam, bu “enayi” IŞİD’çıları oyuna getirmiş, bir “telefonu parçalara ayırarak” saklamış ve “çaktırmadan” üç ay boyunca  Türkiye ile sürekli “temas” kurmuştu.

“Rehinelerin kurtulması” ile ilgili Hükümet tarafının hali bilin ki, perişan…

Ve medyanın aklı başında olan isimleri daha şimdiden bu “perişanlığı” sergilemeye başladılar bile…

IŞİD resmi yayınlarında, Türk devletiyle “temas” kurulduğu ve anlaşma icabı rehinelerin bırakıldığı açıklanıyor. Bu “temasta” ne gibi sözler verildi, hangi pazarlıklar yapıldı? Tren dolusu milyonlarca dolarlık ağır silahlar ve bu silah sevkiyatının devamı konusunda mı anlaşıldı? Yoksa Türk askeri müdahalesi sonucu IŞİD’in Rojava kuşatmasını kaldırması ve böylece TSK’nın “rehinelerden” sonra, Kürtleri de “kurtarması” hususunda mı anlaşma yapıldı? Halife “bin” bilmem ne, “sen girersin, ben çıkarım” mı, dedi, “para peşin, kırmızı meşin” hesabı mı yapıldı? Yoksa CIA Şamil Tayyar’ın ifadesiyle “bahaneyi kaldırma” operasyonu mu yaptı?

Bunları göreceğiz.

Şu açık: Türk devleti, uluslararası koalisyon’a büyük olasılıkla, “göçmen akınına karşı tampon bölge” kurma konusunda yapacağı pazarlık sonucunda katılacak…”Sınırlarımı korumak için, yapabileceğim katkı tampon bölge kurmak ve burayı uçuşa yasaklamak”tır diyecek…

Ve belki de, uluslararası koalisyon, hava operasyonları dışında “kara harekatına” girerse, biraz bekleyecek, “zafer” yakınsa, o da bu harekata katılacak. Tıpkı İkinci Dünya savaşında Nazilerin tesliminden bir kaç hafta önce Almanya’ya “savaş ilan ettikleri” gibi. Ve “ikinci Güney” senaryosu böylece hayata geçecek…Kurtlar kuzuları “kurtaracak”, Rojava Devrimi ABD ve TC’nin vesayetine alınacak..

Şimdi “bekliyorlar”. Sadece konuşuyorlar,  PKK ve PYD’nin kadın ve erkek gerillalarının cesareti hakkında medyalarında yazılar yayınlıyorlar. Tıpkı İkinci Dünya savaşında Sovyetleri yıllar boyunca övüp, “İkinci Cepheyi” ancak Sovyet zaferi kesinleşince açtıkları gibi. Bekleyecekler. Rojava zayıflasın, güçten düşsün, sonra harekete geçecekler. O halde, Rojava için “Amerikan koalisyonundan” medet yok. Kürdistan’ın bütün parçaları kendi gücüne dayanarak IŞİD’ı, tıpkı Naziler gibi ininde ezip, yok etmeli. Ne koalisyonun “kara harekatı”, ne TC’nin “tamponu”… IŞİD’a verdiğiniz kadar silahı Kobane savunmacılarına verin, gölge etmeyin… İki yüzlükten vaz geçin.

Vazgeçmiyorlar. Suçluyorlar. Başbakan Davutoğlu, “provokatörlerin maskesi düştü” dedi. Şu anda Hükümetin yüzündeki “maske” ayan beyan ortada… O maske “düşürülmeden”, kendi iradeleriyle maskeyi yüzlerinden çıkartmaları ve şu anda çözüm sürecinde atılacak somut adımlarla IŞİD’la kirli ortaklık yerine, “büyük Türk-Kürt ittifakını” kurmak için acele etmeleri hem Türklerin, hem Kürtlerin, hem tüm Ortadoğu halklarının çıkarınadır.

Madem ki, yüz yıl önce çizilen sınırları “içinize sindiremediniz”, işte tarihi fırsat önünüzde, Türkiye, Rojava, Federe Kürdistan ve Kuzey Kürdistan arasındaki sınırları silelim…Ortadoğu Konfederalizmine doğru yürüyelim. Barış orada…

http://www.ozgur-gundem.com/index.php?haberID=119065&haberBaslik=Non%20pasaran%20DA%C4%B0%C5%9E!%20Koban%C3%AA%20kazanacak!&action=haber_detay&module=nuce&authorName=Veysi%20SARIS%C3%96ZEN&authorID=2#

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s